8 Eylül 2017 Cuma

Bu Kitabı Not Et: Kitap Hırsızı


  "Yarım tuğla kalınlığında bir kitabın kapağını kapatan kız, kitaba dalgın gözlerle bakarak şöyle dedi: 'Mahvettin beni! Mahvettin!'"
Kitap Hırsızı'nın hikayesini anlatan Ölüm, benim o anki durumumu bu sözlerle anlatırdı herhalde.Tabi arkasından da bir kahkaha patlatırdı. 

   Bu kitabı konusuyla tanımlamak saçma olacak. Ve muhtemelen içindeki ülkeler ve insanlarla ilişkili olarak kitaba karşı bir önyargı oluşturacak. Ama desem ki; bir çocuk kitabı kadar çocuksu, Şeker Portakalı kitabı ile tatlandırılmış, iyi betimlemelerle dolu bir cinayet romanı kadar vurucu... İşte bu kitabın bende uyandırdığı his bu. Ama yine de kitap ne anlatıyor adam gibi anlatsaydın ya derseniz sizi küçük bir aramaya (tık)  yönlendirmek daha doğru olur.

   Hitler'in kişiliğine dair merakım çocukken onu kabataslak anlatan bir çizgiroman okumamla başladı.  (Aramaya gitmediyseniz hayır, kitap Hitler'in kişiliğini anlatmıyor.)Sonrasında farklı dizi ve filmlerle devam etti.(örnek: Çöküş filmi tavsiyesi. Ayrı bir yazıyı hakeder.) Belki bu kitabın beni bu derece etkilemesi de bundan. Kitapta da söylediği gibi. Bir adam sadece kelimelerin gücünü kullanarak bir savaşa giriyor. Ve bu adam verdiği mücadelede son derece dirençli. Öyle ki kendi halkı dahil hiçbir ölüm ona geri adım attırmıyor.

   Kitabın en güzel yanı verilen betimlemelerin hiçbir şekilde boşa olmaması. O anı hissetmek için onlara ihtiyacınız var. Mesela kitaptaki şu kısım kesinlikle aklımda kalacak:
   Hava bombardımanı olurken Nazi Partisi insanlara belli evlerin bodrumlarında sığınaklar belirliyor. Siren sesiyle sığınaklara koşmaya başlayan insanlar anlatılıyor. Sığınakta 3 siren sesini duymayı ve bu garip durumun bitmesini bekleyen insanlar var. İçlerinde birbiriyle düşman olduğu bilinenler var, oysa o an bu düşmanlıklar önemsizleşmiş durumda. İleri geri sallanarak dualar okuyanlar var. Hepsinden önemlisi o an sadece ölüm korkusu yaşayan insanlar var. Derin bir 'kıpırtısızlık'.. Yazar o an yaşanan duyguyu öyle kuvvetli vermiş ki.. O endişeli, gergin ve umutsuz bekleyiş sadece 'kıpırtısızlık'la bu kadar iyi anlatılabilirdi.

   Kitabın etkileyiciliğini farkedenler yazara 6 ödül vermişler ayrıca bir de filmi çekilmiş. Filmini, kitabı sindirdikten sonra ve mümkünse unutmaya başlayınca seyretmek istiyorum. Böylece kitapla film arasındaki farkları keşfedip keşfedip hayalkırıklığına uğrama riskini azaltıyorum kendimce :)

   Bana bıraksanız beni etkileyen bir sürü bölümün bir sürü analizini yapabilirim. Ama heyecanı kaçırmaya gerek yok. Bence pişman olmayacaksınız. Keyifli okumalar :)

 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Klavyeye değen parmaklarınıza sağlık :)