19 Kasım 2017 Pazar

Medeni Hal: Yeni Evli

   
   Huzur nedir? Heyecan? Gündelik heyecan? Neden evlenirsiniz? Evlendikten ne kadar sonra yeni evli çift kavramından 'yeni' ibaresini kaldırırsınız? Ne kadar sürelik bir ilişki 'ben'den 'biz'e geçiş için yeterlidir?
Huzurlarınızda yeni evli bir çiftin ağzından 'yeni evli çift olma'nın iyi ve kötü yanları...

-Kabul edin sırf milletin çenesi kapansın, ayıplamasınlar diye oluşturulmuş toplumsal bir geleneğe uyarak evleniyoruz. Oysa yeni malzemeler veriyoruz haberimiz yok. 
   Bir haberde okumuştum. Hangi ülkeydi hatırlamıyorum. Yeni bir kanun çıkarmışlar; evlilik dışı aşk yaşayanlara ceza vereceklerdi. Sevgililiğe bye bye...Süre bitimine kadar çiftlerin karar vermesi gerekiyordu. Ya evlenecekler ya da evlenecek kadar mühim ya da güçlü bir ilişkileri olmadığına karar verip ayrılacaklardı. Ülkede son durum ne oldu ben de merak ettim şu an :) 
   Mantıksız olan şu. Yıllarca sevgili oluyorsunuz ve millet ilişkinizi çok da ciddiye almıyor. Evlenmeyecekseniz ailenize tanıştıramıyorsunuz. Tanıştırsanız ne zaman evlilik diye soruluyor.Tam bir kısırdöngü. 
   Birlikte yaşama olayına normal bakan bir toplumda yetişmediğimiz için de zamanı gelince birlikte yaşamak ve tepki toplamamak için evleniyoruz. Evet susuyorlar. Geleneklere uyuyoruz. Ancak bu kez de yeni etiketlerimiz oluyor ve yeni konular açmış oluyoruz. Misal 'yeni' gelin.. 'yeni kelimesi olmayan' damat.. 'kayınvalide' 'görümce' 'elti'... Konuların alt başlıklarında 'dedikoducu', 'hamarat', 'pasaklı', 'oynak', 'hanım hanımcık' vs oluyor.  

-Ben sizi bir de ailenizin yanında tanımak istiyorum Emrah Bey... 
   Tanışana kadar anlamıyoruz ama bir insanı en iyi ailesinin yanında tanırsınız. Örneğin hatun kişi, o zamana kadar size kibirli  biri gibi görünebilir. Ailesinin yanındaysa ailesine ne kadar fedakarlık yaptığı; kardeşlerine baktığı ortaya çıkabilir. Ya da er kişiyi oldukça varlıklı, markasız giyinmeyen biri olarak tanıyor olabiliriz. Ancak ailesinin yanında eski eşofmanlarını çekip bağ bahçede çalışıyor olabilir. Vesselam ailesini tanımıyorsanız ne arkadaşınız ne de başkası için tanıyorum diye düşünmeyin.

-'Artık evlisin' diye diye gözüne sokacağız. Çünkü sen farkında değilsin.
   İlk soru 'evlilik nasıl gidiyor'la başlıyor galiba. Sonra şu diyalogla devam ediyor :
   Yeni evli Mehtap : Aaa evet kızlar yaa gidelim o filme..
   Evli olmayan Aslı : Canım senin kocişin kızmasın malum artık evlisin.
   Yeni evli Hasan : Maça mı gidiyorsunuz oğlum niye haber vermediniz?
   Evli olmayan Kaan : Sen evlisin artık birader yenge kızar...
E o zamana kadar bu insanlar nişanlılık süresince aynı evde yaşamışlar bir şekilde mesela? O zaman neden kimse 'artık nişanlısın' 'izin mi alsan' konularını açmamış da, hapis kararı imzalanmış gibi birden bu ifadeler ortaya çıkmış?
   Arkadaşlarınız bile nişanlıyken hiçbir şey söylemeyip düğünden bir hafta sonra 'Kanka sen evlisin ya şimdi' diye garip tepkiler veriyorlar.

-Canım biz yabancı mıyız, tencereden de yeriz...
   Nişanlılık süresinde belli bazı sebeplerle bir sürüüüüü eşya alınıyor. Bunlara da çeyiz deniyor. En ışıltılı tabağı, en dantelli tepsi örtüsünü, nevresimini, yorganını ve daha bir sürü şey. Bunların ortak özelliği çocuksu olmamaları. Mesela panduf şık birşey olmadığı için kayınvaliden sana çeyizinde bunu koymaz. Bunun yerine bunu koyabilirler :D
   Aldığınız bir sürü eşyayla birlikte yeni kavramlar öğreniyorsunuz. Konsol, röpteşambır, elyaf, fransız güpürü ve daha bir çoğu hayatınıza giriyor. 
   O kadar para veriyorsunuz. Evinize davet ettiğiniz arkadaşınız, kuzeniniz 'ya bana o yemek tabaklarını çıkarma.Günlüklerden yiyelim işte' diyor. Para verdiyseniz eskitmeniz lazım. Ona çıkarma buna çıkarma, onca para verdik yahu kim eskitecek bu tabakları.. 

-Gelen bir çok insana çıkaracağınız o tabakları doldurmak için yeni keşiflere girişiyorsunuz.Gündelik heyecanlarınız oluyor...
   Ev hayırlama merasimi denen bu merasimlere o insanları doyuracaksınız. O tek kişilik hayatınızdan kalma makarnaları, dondurulmuş pizzaları veremeyeceğiniz için yeni keşifler başlıyor. Mesela geçenlerde, artık elimde blender adlı alet olduğu için mercimek çorbası yapmayı denedim. Tam anlamıyla bir aydınlanma yaşadım. Kırmızı koyduğun mercimek haşlanınca sarı oluyooor. Vaaaa!!! :D 
   Artık poğaça denen kavram sabahları işe giderken sıcacık alıp yediğin ve mideni taşlaştıran birşey olmaktan çıkıyor. Patateslisi, sosislisi, dereotlusu.. Bir yerden sonra gelsin kaloriler gelsin kilolar..hobaa!!

-Evliliğin bilmem kaç yılı temel atma yılıdır..
   Huylara alışma açısından evet evlilik değişik bişi. Herkes diğerinden birşeyler bekliyor. Ve kimse bu beklentileri çok fazla konuşmuyor. Dahası herkes kendi ailesinde gördüğü alışkanlıkları bu yeni düzende uygulamaya çalışıyor. Anaerkil evden gelenler babaerkil evden gelenlerle çarpışıyor. Bunların hepsi de farkında olmadan yapılıyor. 'Ben.. ben..ben..'den 'biz' e geçiş süreci sancılı olabiliyor. Ama muhakkak çoğu kişinin ağzından "evliliğin 2 yılı, 5 yılı, 7 yılı,10 yılı temelidir,birbirinize alışırsınız,huylarınızı öğrenirsiniz" cümlelerini duyarsınız. Canım hadi bekledin bekledin sonra dedin ki doğru insan bu. 10 yıl temel mi atılır. O birbirini tanıma değil; olsa olsa alışmadır.

-Eeee nasıl gidiyor evlilik?
   Bir de işin abuk subuk taraflarını soranlar var. Abuk subuk diyim siz anlayın. Bir de sanki böyle magazinsel bir olaydan bahseder gibi salak sırıtışlar eşliğinde.. Belli bir süre sonra, artık sizin yeni evli çift aşamasını geçtiğinize inandıklarında bunun 'Eee çocuk ne zaman' versiyonu geliyormuş. Bu da o aşamadaki kişilerden duyduğum.

   Bütün bunlara rağmen en sağlıklısı herkesin özgür bıraktığı sevgililer gibi hissetmek belki de. Monotonluğuyla, tartışmasıyla, gezmesi tozmasıyla.. Bu işin 'en doğrusu ve en iyisi' diye birşey olmadığını kabul edip, her ilişkinin farklı olduğunu farketmek. Onun ilişkisi öyledir, bizimki böyle diyebilmek... Gerisi zamanla oturacaktır diye düşünüp umut ediyoruz :)

2 yorum:

  1. Okurken çok eğlendim. Güzel bir yazı olmuş. :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederimm beğenmenize sevindim :)

      Sil

Klavyeye değen parmaklarınıza sağlık :)