18 Ocak 2018 Perşembe

Kadın Ruhunun En İyi Analizlerinden: Bir Kadının Hayatından 24 Saat

 67 yaşındaki bir kadının, 40'lı yaşlarda yaşadığı bir günü, unutamadığı pişmanlığı ve yıllar sonra gelen itirafını konu edinen bir hikaye, akıp giden ve bittiğini farkettirmeyen bir kitap..
   Kitabın adını çok duymuş olsam da okuma şansını yeni buldum. Okur okumaz Sherlock Holmes tarzı bir üslubu farkediyorsunuz. Ve merak duygusu da sarıyor. Sonrasında zaten kitap akıp gidiyor.

   Kitabın en önemli kısmıysa duyguların ifade ediliş tarzı. Üzerinde düşünülmüş, hissedilmiş ciddi ifadeler kullanmış Stefan Zweig. Mesela şu paragraf :
  "Yüzme bilmeyen insanların,boğulmak üzere olan birini kurtarmak için köprüden atlamalarını açıklamak mümkün mü? Büyülenmiş gibi atlarlar,girişimlerinin anlamsız cesareti konusunda karar vermeye fırsat bulamadan, bir arzu onları aşağı çeker; işte tam öyle,düşünmeden,bilinçli bir şekilde ölçüp biçmeden, .... kaldırıma gittim." Bunları okurken hem şaşalıyorsunuz bu benzetme nasıl akla gelir diye; hem de o duyguya kapılıp gidiyorsunuz.

   Yazıyı daha fazla spoiler lamadan gerisini size bırakıyorum. Keyifli okumalar :)

7 yorum:

  1. Benim de severek okuduğum bir kitap olmuştu. Zweig kitapları kısa oluyor kısa olmasına ama etkisi uzun sürüyor üzerimde.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Benim okuduğum ilk kitabıydı ama güzel bir başlangıç oldu :)

      Sil
  2. Okuduğum en güzel kitaplardan biriydi , Sizi izlemeye aldım, İyi Paylaşımlar dilerim

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hoşgeldiniz teşekkür ediyorum :)

      Sil
  3. ivit yaaa ne güzel kitaptııı :)

    YanıtlaSil
  4. Stefan Zweig en sevdiğim yazarlardan biri. Oturup her bir kitabını sil baştan okusam mı dediklerimden. Sen de ne güzel anlatmışsın. Bak Boğa kadını oturduğu yerden kalktı ve ziyaretine geldi. Sevgiler yolluyorum

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet sürükleyen bir anlatımı var ben daha yeni tanıştım kendisiyle :) Hoşgeldin boğa kadını :D

      Sil

Klavyeye değen parmaklarınıza sağlık :)